TEC-SEN Header
Skip to content

TEÇ-SEN: “MEB’deki Yönetici Özel Hizmet Tazminat Adaletsizliğine Karşı Danıştay Nezdinde (danıştay veznesi 2026/1655) Davamızı Açtık”

TEÇ-SEN: “MEB’deki Yönetici Özel Hizmet Tazminat Adaletsizliğine Karşı Danıştay Nezdinde (danıştay veznesi 2026/1655) Davamızı Açtık”

“Aynı Göreve Farklı Ücret Olmaz, Kamuda Adalet Geçmiş Unvana Göre Değil Mevcut Sorumluluğa Göre Sağlanır”

Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası olarak, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri ve şube müdürlerinin özel hizmet tazminatlarına ilişkin yapılan son düzenlemede yer alan ayrımcı hükümlere karşı yargı yoluna başvurduk.

10 Temmuz 2026 tarihli ve 33307 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11516 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’da değişiklik yapılmış; Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan bazı yönetici kadrolarına ilave özel hizmet tazminatı ödenmesi düzenlenmiştir.

Ancak söz konusu düzenlemede, ilave özel hizmet tazminatından yararlanılabilmesi için geçmişte yalnızca “eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfına ait kadrolarda bulunmuş olma” ve hizmet süresi hesabında “öğretmen kadro ve pozisyonlarında geçen sürelerin” esas alınması öngörülmüştür.

Bu düzenleme ile aynı görevi yapan, aynı yetkiyi kullanan, aynı sorumluluğu taşıyan ve aynı hukuki statüde bulunan öğretmen dışı kökenli yöneticiler kapsam dışında bırakılmıştır.

TEÇ-SEN olarak bu açık adaletsizliğe sessiz kalmadık; dava konusu ibarelerin öncelikle yürütmesinin durdurulması, ardından iptali istemiyle hukuki süreci başlattık.

Aynı Unvanda Görev Yapanlar Arasında Ayrım Yapılamaz
Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri ve şube müdürleri, hangi kadrodan gelmiş olursa olsun aynı yönetici sorumluluğunu taşımaktadır.

Bu yöneticiler; aynı mevzuata tabidir, aynı kamu hizmetini yürütmektedir, aynı idari sorumluluğu üstlenmektedir, aynı hukuki ve mali riskleri taşımaktadır, aynı evraka imza atmaktadır, aynı görev tanımı içerisinde çalışmaktadır. Buna rağmen geçmişte öğretmen kadro veya pozisyonunda bulunmuş olanlara ilave özel hizmet tazminatı verilirken, diğer idari görevlerden gelen yöneticilerin kapsam dışında bırakılması kabul edilemez.

Kamuda esas olan kişinin geçmiş unvanı değil, bugün yürüttüğü görevdir.

Aynı görevi yapan kamu görevlileri arasında geçmiş meslek kökenine göre farklı mali hak oluşturmak; eşit işe eşit ücret, liyakat, hakkaniyet ve çalışma barışı ilkelerine açıkça aykırıdır.

Şube Müdürlüğü Öğretmenlik Değil, İdari Yöneticilik Görevidir
Şube müdürlüğü, ilçe milli eğitim müdürlüğü ve il milli eğitim müdür yardımcılığı, eğitim hizmetlerinin sevk ve idaresini sağlayan yönetici kadrolardır.

Bu görevler öğretmenlik görevi değil, idari yöneticilik görevidir.

Öğretmenlik elbette eğitim sisteminin en önemli ve en saygın mesleklerinden biridir. Ancak bir kamu görevlisi şube müdürü, ilçe milli eğitim müdürü veya il milli eğitim müdür yardımcısı kadrosuna atandığında artık önceki unvanına göre değil, bulunduğu yönetici kadrosunun görev, yetki ve sorumlulukları çerçevesinde görev yapmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Yönetmeliği de şube müdürlüğünü yalnızca öğretmen kökenli personele özgü bir kadro olarak düzenlememiştir.

Yönetmelik hükümlerine göre; öğretmenler, şefler, mühendisler, mimarlar, teknikerler, çözümleyiciler, programcılar, araştırmacılar, saymanlar, diğer idari ve teknik personel gerekli şartları taşımaları ve görevde yükselme yazılı ve sözlü sınavlarında başarıyla tamamlamaları halinde şube müdürlüğü kadrosuna atanabilmektedir.

Bu açık düzenlemeye rağmen, şube müdürlüğü gibi ortak bir yönetici kadrosunda görev yapan personelin mali haklarının yalnızca öğretmenlik geçmişine göre belirlenmesi hukuka, hakkaniyete ve kamu vicdanına aykırıdır.

TEÇ-SEN olarak “Duruşmalı” açtığımız davada, 10.07.2026 tarihli ve 11516 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1. maddesiyle Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karara eklenen not hükmünde yer alan ayrımcı ibarelerin iptalini talep ettik.

Bu kapsamda;

1- “Eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfına ait kadrolarda bulunmuş olanlardan” ibaresinin,
2- Not’un (a) ve (b) bentlerinde yer alan “öğretmen kadro ve pozisyonları ile yukarıda sayılan kadrolardaki” ibarelerinin
öncelikle yürütmesinin durdurulmasını, ardından iptal edilmesini istedik.

0