TEÇ-SEN olarak, Millî Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı ile okul ve kurumlarında yürütülen iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerine ilişkin kapsamlı değerlendirme raporumuzu kamuoyu ile paylaşıyoruz.
Hazırlanan raporda; iş güvenliği uzmanı görevlendirmelerinin yapılma usulü, aynı şartları taşıyan personel arasında uygulanması gereken objektif sıralama kriterleri, görevlendirmelerde şeffaflık ve denetlenebilirlik ihtiyacı ile iş güvenliği uzmanlığının müstakil bir kadro ve unvan olarak düzenlenmesi ele alındı.
Görevlendirmeler Objektif ve Denetlenebilir Olmalıdır
Mevcut resmî düzenlemelerde iş güvenliği uzmanı görevlendirmelerinde ilgilinin isteği, yeterliliği, norm kadro durumu, işyerinin tehlike sınıfı, çalışan sayısı, fizikî koşullar, yerleşim durumu ve mevcut riskler gibi ölçütlerin dikkate alınması öngörülmektedir.
Bununla birlikte, aynı belge sınıfına sahip, görev almaya istekli ve benzer yeterlilikteki personel arasında uygulanacak ayrıntılı, merkezî ve bağlayıcı bir sıralama sistemi bulunmamaktadır.
Sendikamıza iletilen saha geri bildirimlerinde; görevlendirme süreçlerinin yeterince şeffaf yürütülmediği, objektif ve ölçülebilir kriterlerin her yerde aynı şekilde uygulanmadığı ve bazı görevlendirmelerde eşitlik ilkesinden sapıldığı yönünde kaygılar dile getirilmektedir.
Bu kaygıların giderilmesi için;
- Görevlendirme kriterlerinin ve bunların ağırlıklarının önceden belirlenmesi,
- Başvuru şartlarının personele ilan edilmesi,
- Görevlendirmelerin komisyon marifetiyle yapılması,
- Kararların somut ve gerekçeli olarak açıklanması,
- Aynı şartları taşıyan personel için standart puanlama cetveli hazırlanması,
- Tam eşitlik hâlinde uygulanacak nihai sıralama yönteminin açıkça düzenlenmesi
gerekmektedir.
İş Güvenliği Uzmanlığı Geçici Bir Ek Görev Olarak Görülmemelidir
İş güvenliği uzmanlığı; risk değerlendirmesi, çalışma ortamının gözetimi, çalışanların eğitimi, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının incelenmesi, acil durum çalışmaları, raporlama ve kurumlar arası koordinasyon gibi teknik ve sürekli görevleri kapsamaktadır.
Uzmanların mesleki bağımsızlık içinde görev yapmaları ve yürüttükleri hizmetler nedeniyle önemli hukuki ve teknik sorumluluklar taşımaları, bu görevin yalnızca asli görevin yanında yürütülen geçici bir görevlendirme olarak bırakılmaması gerektiğini göstermektedir.
Bu nedenle Millî Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında “İş Güvenliği Uzmanı” kadro ve unvanının müstakil olarak oluşturulması talep edilmiştir.
Kadro planlamasında;
- Çalışan sayısı,
- Okul ve kurum sayısı,
- İşyerlerinin tehlike sınıfı,
- Mesleki ve teknik eğitim kurumu sayısı,
- Atölye ve laboratuvar yoğunluğu,
- Coğrafi ve fizikî koşullar
dikkate alınmalıdır.
İş Güvenliği Uzmanı Unvanı, Unvan Değişikliği Sınavına Dâhil Edilmelidir
İş güvenliği uzmanlığı yetkisi, eğitim ve sınav sonucunda kazanılan ve Bakanlıkça belgelendirilen teknik bir uzmanlık niteliğindedir.
Bu nedenle müstakil iş güvenliği uzmanı kadroları oluşturulduktan sonra, bu unvana yapılacak atamaların objektif ve liyakate dayalı biçimde gerçekleştirilebilmesi için İş Güvenliği Uzmanı unvanının Millî Eğitim Bakanlığı unvan değişikliği sınavı kapsamına alınması gerekmektedir.
Geçerli A, B veya C sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesinin sınava başvurunun ön şartı olması; kadrolara yapılacak atamaların ise yazılı unvan değişikliği sınavındaki başarı sırasına göre gerçekleştirilmesini talep ediyoruz.
İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sürekliliği, çalışanların korunması, liyakat, fırsat eşitliği ve kurumsal uzmanlaşma ancak objektif ve kalıcı bir personel sistemiyle sağlanabilir.