İŞ BIRAKMA EYLEMİ BİLGİLENDİRME.

Sendikamız Genel Merkezinin 22/08/2022 tarihli ve 113 sayılı kararı gereğince; Öğretim Yılına Hazırlık Ödeneğinin, Eğitim Çalışanlarının Tümüne  Verilmesi İçin 81 İl ve bağlı ilçelerinde görev yapan üyelerimizin katılımıyla 05/09/2022 tarihinde İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri önünde  Bir Günlük İş Bırakma Eylemi Yapılacaktır.

İŞ BIRAKMA EYLEMİ NEDİR.

Kamu Görevlilerinin üyesi olduğu sendikanın aldığı karar doğrultusunda ve belirttiği süre içerisinde mali, özlük, sendikal veya her türlü konuda demokratik tepkisini dile getirmek adına görevine gitmemesi veya görevini belirli sürelerde icra etmemesine iş bırakma eylemi denir.

KİMLER KATILABİLİR.

İş bırakma eylemine sendikamız genel merkez yönetim kurulu kararı gereğince sendikamız üyesi tüm çalışanlar katılabilirler.

İŞ BIRAKMA EYLEMİNE KATILANLARIN YASAL GÜVENCESİ.

Sendikamızın aldığı iş bırakma kararına uyarak eylem gerçekleştiren üyelerimize karşı idarece herhangi bir yaptırım uygulanamaz veya disiplin soruşturması açılamaz.

İŞ BIRAKMANIN HUKUKİ GEREKÇESİ VE ÖRNEK KARARLAR

Sendikaların yetkili kurullarınca alınan karara uyarak mali, sosyal, mesleki hak ve menfaatlerin korunması için demokratik ve sendikal hakların kullanılması ve sendikal faaliyetlere katılmak Anayasa tarafından güvence altına alınmıştır. 
Buna göre;

-Anayasamızın 51. maddesinde “Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir.” Denilmiştir.
 

-4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikalar Kanununun 'Sendika üyelerinin ve yöneticilerinin güvencesi' başlıklı 18.maddesinde; 'Kamu görevlileri, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonların bu kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tabi tutulamaz ve görevlerine son verilemez' hükmü bulunmaktadır.

 

Üyelerimizin iş bırakma eylemine veya sendikamızın alacağı her türlü eylem kararına katılmakta hiçbir tereddüt yaşamasına veya çekinmesine gerek yoktur.

Çünkü Başta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay olmak üzere tüm yüksek mahkemelerin iş bırakma ile  ilgili yargı kararları neticesinde oluşan içtihata göre İş Bırakma Eylemlerine katılan sendika üyelerine karşın Disiplin Soruşturması Açılamaz veya Disiplin Cezası Verilemez.  

 

ÖRNEK KARARLAR.

İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ; İŞ BIRAKAN MEMURA CEZA VERİLEMEZ

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 15.09.2009 tarihli, Kaya ve Seyhan - Türkiye kararında (Application no. 30946/04); sendika üyesi personele, bir günlük iş bırakma eylemine katılmaları nedeniyle 11.12.2003 tarihinde göreve gelmedikleri için uyarma cezası verilmesinin, her ne kadar bu ceza çok küçük olsa da, sendika üyelerinin çıkarlarını korumak için meşru grev ya da eylem günlerine katılmaktan vazgeçirecek bir nitelik taşıdığı, öğretmenlere verilen disiplin cezasının acil bir sosyal ihtiyaca tekabül etmediği ve bu nedenle demokratik bir toplumda gerekli olmadığı sonucuna varmış, bunun sonucu olarak, bu davada, başvuranların AİHS'nin 11. maddesi anlamında gösteri yapma özgürlüğünü etkili bir şekilde kullanma haklarının orantısız olarak çiğnendiği gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11.maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.

ANAYASA MAHKEMESİ; İŞ BIRAKAN MEMURA CEZA VERİLEMEZ

1- Anayasa Mahkemesi; 18.9.2014 Tarihli ve 2013/8463 Başvuru Numaralı Kararı ile iş bırakma eylemine verilen cezanın Anayasa'nın 51. maddesinde yer alan sendika kurma hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir.

2- Anayasa Mahkemesi; 6.1.2015 Tarihli ve 2013/8517 Başvuru Numaralı Kararı ile Sendikanın Aldığı Karar Doğrultusunda Gerçekleştirilen 'uyarı Grevi' Eylemine Katılan Sendika Üyesinin Disiplin Cezasıyla Cezalandırılmasını 'sendikal Hakkın İhlali' Olarak Nitelendirmiştir.

3- Anayasa Mahkemesi; 6.1.2015 Tarihli ve 2013/8516 Başvuru Numaralı Kararı ile Sendikasının aldığı karara uyarak göreve gelmeyen öğretmene verilen cezayı hukuka uygun bulan mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar vermiştir.

 

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU; İŞ BIRAKAN MEMURA CEZA VERİLEMEZ

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 2013/4031 E., 2014/975 K. Sayılı ve 20.03.2014 tarihli kararıyla ısrar kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 2013/4031 E., 2014/975 K. Sayılı ve 20.03.2014 tarihli kararının gerekçesinde; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararına atıfta bulunularak, sendika üyesi olan davacının, üyesi olduğu sendikanın aldığı karar sonucunda gerçekleşen göreve gelmeme eylemine katılmasının "özürsüz olarak göreve gelmemek" fiili kapsamında değerlendirilemeyeceği ve sendikal faaliyet kapsamında bir fiil olarak kabulü gerektiğinden, disiplin suçu teşkil etmeyen eylem nedeniyle disiplin cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmiştir.

DANIŞTAY; İŞ BIRAKAN MEMURA CEZA VERİLEMEZ

Danıştay 12. Dairesinin 2004/4148 Karar ve 2004/4209 Esas sayılı kararı

Danıştay On ikinci Dairesi, memur sendikacılığı tarihi açısından çok önemli bir karar vermiştir. Danıştay On ikinci Dairesinin bu önemli kararına göre sendikanın aldığı karar uyarınca işe gelmeyen memura disiplin cezası verilmesi 4688 sayılı Kanuna ve uluslararası sözleşmelere aykırı görülmüştür.

"Olayda; davacının, üyesi bulunduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan karara uyarak kamu görevlilerinin içinde bulunduğu mali sıkıntıların kısmen düzeltilmesi ve kamuoyunca bilinen bu sıkıntıları yine kamuoyuna anlatarak desteğinin sağlanması amacıyla 11.12.2003 tarihinde 1 gün göreve gelmemek eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Bu durumda, sendikal faaliyet kapsamında bir gün göreve gelmemek fiilinin mazeret olarak kabulü gerektiğinden, 657 sayılı kanunun 125/C-b maddesinde öngörülen "özürsüz olarak bir gün göreve gelmemek" fiilinin sübuta ermediği sonuç ve kanaatine varıldığından, disiplin suçu teşkil etmeyen eylem nedeniyle davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır."

Danıştay 12. Dairesinin 2008/225 Karar ve 2005/5767 Esas sayılı kararı

"Olayda, davacının üyesi bulunduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan, üretimden gelen güçlerini kullanma çağırışına uyarak 11.12.2003 tarihinde göreve gelmediği anlaşılmış olup, davacının sendikal faaliyet kapsamında göreve gelmemesi fiilinin mazeret olarak kabulünün gerektiği, dolayısıyla 657 sayılı Yasanın 125/C-b maddesi anlamında özürsüz olarak göreve gelmemek fiilinin sübuta ermediği görülmüştür.

Bu durumda, disiplin suçu teşkil etmeyen eylem nedeniyle davacı hakkında tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir."

Danıştay 12. Dairesinin 2005/313 Karar ve 2004/4643 Esas sayılı kararı

"Olayda, davacının üyesi bulunduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan, üretimden gelen güçlerini kullanma çağırışına uyarak 11.12.2003 tarihinde göreve gelmediği anlaşılmış olup, davacının sendikal faaliyet kapsamında göreve gelmemesi fiilinin mazeret olarak kabulünün gerektiği dolayısıyla 657 sayılı. Yasanın 125/C-b maddesi anlamında özürsüz olarak göreve gelmemek fiilinin sübuta ermediği görülmüştür.

Bu durumda, disiplin suçu teşkil etmeyen eylem nedeniyle davacı hakkında tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir."

 

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINCA, İŞ BIRAKMA EYLEMİNE KATILAN PERSONELE DİSİPLİN CEZASI VERİLEMEZ GÖRÜŞÜ VERİLMİŞTİR.

Milli Eğitim Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin 27 Şubat 2012 tarihli ve 17848 sayılı "Sendika Eylemi " konulu yazısındaDanıştay 12. Dairesinin 2004/4148 Karar ve 2004/4209 Esas sayılı kararındaki "Olayda; davacının, üyesi bulunduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan karara uyarak kamu görevlilerinin içinde bulunduğu mali sıkıntıların kısmen düzeltilmesi ve kamuoyunca bilinen bu sıkıntıları yine kamuoyuna anlatarak desteğinin sağlanması amacıyla 11.12.2003 tarihinde 1 gün göreve gelmemek eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Bu durumda, sendikal faaliyet kapsamında bir gün göreve gelmemek fiilinin mazeret olarak kabulü gerektiğinden, 657 sayılı kanunun 125/C-b maddesinde öngörülen "özürsüz olarak bir gün göreve gelmemek" fiilinin sübuta ermediği sonuç ve kanaatine varıldığından, disiplin suçu teşkil etmeyen eylem nedeniyle davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." açıklamalarına ve "Görüşe konu yapılan hususun, Anayasanın 90 ıncı maddesi gereği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği kararların bağlayıcılığı karşısında yasal olarak gerçekleştirilen sendikal faaliyetlere katılımın özür olarak kabul edilmesi gerektiği."denilerek sendikal faaliyetler kapsamında yapılan eylemlerin özür kabul edilerek disiplin cezası verilmemesi gerektiği ifade edilmiştir.

 

NOT: Yukarıda sayılan gerekçeler ışığında, tüm hukuki düzenlemelere ve oluşmuş yargı içtihatlarına rağmen üyelerimizi bir günlük iş bırakma eylemimize (tehdit,soruşturma v.s.) katılmamaya zorlayan idareciler hakkında; Türk Ceza Kanunun 118. Maddesi uyarınca işlem tesis edileceğini ayrıca hatırlatmak isteriz.

-Yukarıda bir kısmına yer verdiğimiz açıklamaların aksine hareket edenler için Türk Ceza Kanununun 'Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi' başlıklı 118.maddesindeki; '(1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.' hükümleri gereğince suç unsuru oluştuğunun bilinmesini isteriz.

TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ

 

 

+